Erteleme Davranışını Grupları
Erteleme davranışı; bireyin olumsuz sonuçlarını öngörmesine rağmen, öncelikli görevlerini gönüllü olarak geciktirmesi ve bu süreçte yaşanan duygusal sıkıntıyı yönetememesiyle karakterize edilen karmaşık bir psikolojik durumdur. Toplumda genellikle basit bir zaman yönetimi eksikliği veya tembellik olarak algılansa da klinik açıdan bu eylem, kişinin kaygı, yetersizlik hissi ve başarısızlık korkusu gibi zorlayıcı duygulardan kaçınmak için geliştirdiği işlevsiz bir baş etme mekanizmasıdır. Psikoloji literatüründe bu davranış tek bir kalıp halinde değil; pasif, aktif ve mükemmeliyetçi erteleme gibi farklı motivasyonel kaynaklara ve bilişsel süreçlere dayanan alt türler halinde sınıflandırılır.
Erteleme Davranışının Altında Yatan Asıl Sebep Nedir?
Bir işi ertelediğinizde aslında o işten değil o işin sizde uyandırdığı duygudan kaçarsınız. Bu durum irade zayıflığından ziyade, öz-düzenleme kapasitesindeki anlık bir aksaklıktır. İnsan zihni, gelecekteki büyük bir ödül yerine şu andaki küçük bir hazzı tercih etmeye meyillidir.
Bu sürecin temelinde yatan duygusal dinamikler şunlardır:
- Başarısızlık korkusu
- Yetersizlik hissi
- Görevle ilgili kaygı
- Can sıkıntısı
- Dürtüsellik
- Düşük özgüven
Pasif Erteleme Davranışı Hangi Özelliklerle Kendini Gösterir?
Klinik değerlendirmelerde erteleme davranışını farklı gruplara ayırırız. Bunlardan ilki olan pasif erteleyiciler, genellikle kararsızlık içinde felç olmuş gibi hissederler. Başlamak isterler ama o ilk adımı atacak gücü kendilerinde bulamazlar. Bu durum kişinin kendi hayatının kontrolünü kaybettiği hissine kapılmasına neden olur.
Pasif ertelemeyi aktif ertelemeden ayıran temel belirtiler şöyledir:
- Karar vermede güçlük
- Harekete geçememe hali
- Yoğun endişe durumu
- Çevresel hakimiyet kaybı
- Kendi yeteneklerine güvensizlik
Aktif Erteleme Davranışı ve Baskı Altında Çalışmak İşe Yarar mı?
Bir diğer grup ise "son dakikacılar" olarak bildiğimiz aktif erteleyicilerdir. Bu kişiler işleri bilinçli olarak sona bırakırlar. Sıklıkla "Ben baskı altında daha iyi çalışıyorum" cümlesini kurarlar. Son teslim tarihinin yarattığı adrenalin ve stres, onlar için bir motivasyon kaynağına dönüşür. Evet, bu yöntemle işler bir şekilde tamamlanabilir. Ancak gözden kaçırılan nokta, bu sürecin yarattığı psikolojik maliyettir. Sürekli baskı altında çalışmak ve stres hormonlarıyla motive olmak, uzun vadede kişinin "yaşam amacı" duygusunu zedeler ve derin bir tükenmişliğe yol açabilir. Başarı gelse bile, kişi yaptığı işten ve yaşamdan aldığı tatmini zamanla yitirebilir.
Mükemmeliyetçilik ve Erteleme Arasındaki İlişki Nasıldır?
Belki de en şaşırtıcı ilişki, mükemmeliyetçilik ile erteleme arasındadır. Dışarıdan bakıldığında çok disiplinli olması beklenen mükemmeliyetçi bireyler, aslında kronik erteleyiciler olabilirler. Bunun sebebi "ya hep ya hiç" düşünce yapısıdır. Kişi, yapacağı işin kusursuz olmayacağından o kadar korkar ki "ikinci kalite" bir iş yapmaktansa hiç yapmamayı tercih eder. Hata yapma korkusu, bir eylemsizlik zırhına dönüşür.
Bu gruptaki bireylerin zihninde dönüp duran düşünceler şunlardır:
- Hata yapma korkusu
- Eleştirilme endişesi
- Onaylanma ihtiyacı
- Aşırı yüksek standartlar
- Kusursuzluk beklentisi
Erteleme Sorunu İçin Hangi Terapötik Yaklaşımlar Uygulanır?
Erteleme, değiştirilemez bir karakter özelliği değildir. Doğru bir klinik yaklaşımla, bu davranış kalıbı kırılabilir ve kişi potansiyelini ortaya koyabilir. Tedavi sürecinde amacımız sadece kişinin işlerini zamanında bitirmesi değil kendine olan saygısını ve yaşam kalitesini geri kazanmasıdır.
Bu süreçte en sık başvurduğumuz ve etkinliği kanıtlanmış yöntemler şunlardır:
- Bilişsel Davranışçı Terapi
- Kabul ve Kararlılık Terapisi
- Şema Terapi
- Bilişsel yeniden yapılandırma
- Farkındalık egzersizleri
- Davranışsal aktivasyon
- Duygu düzenleme becerileri
Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi ile kişinin kendisini sabote eden düşünce kalıplarını değiştirmeyi öğrenmesi hedeflenir. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ise, kişinin ertelemesine neden olan sıkıntı ve kaygı gibi duygularla savaşmak yerine, onları kabul edip değerleri doğrultusunda harekete geçmesine odaklanır. Eğer sorun çocukluktan gelen köklü inançlara dayanıyorsa, Şema Terapi ile daha derin bir çalışma yürütülür. Unutmayın ertelemekten vazgeçmek, hayatınızın dümenine yeniden geçmek demektir.